Ad1n1 Sildim (Düzenleme : Kerim [Mic Rap]) - Hiphoplife.NeT - Rahdan
Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de dün gece yazdığımı… Hiç fark yok… Neden azalmıyorsun bende! Neden gidişin dün gibi? Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor? Ben kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim… Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim… Ve şuna emin ol; hiç kimse, yok’ken bu kadar sevilmedi… ben karşıma “aşk” diye bu sonucu çıkaran,yarım kalmışlıktan başka bir şey değil,bunun farkındayım..
Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikâye! Sen bitmedin… Bitmeyensin… Ayrılığın adını koyamadık sevgilim. İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü… Ben yarım kalan ve adı konmayan hiçbir şeyi unutmam… Unutmamam… İçimde sızısı kalır. Ya her şey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da ayrılık söz konusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı! Biz bunu başaramadık, ayrılamadık! Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatırıma gelmezsin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır…
O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum… Anlamıştın benim soyut’a tutkun olduğumu… O yüzden gittin kim bilir… Sevilmek için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin… Haklıydın belki de… Olağan hiçbir şeyi sevemedim ben hayatım boyunca… Herkesin, her an yaşadığı hiçbir şeyi benimsemedim… Ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu yapanlar her zaman kaybeder… Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın… Eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz bunu başaramadık… Oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili… Farklı dokunuş, ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya… Ben aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevemedim… Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları, yokluğunda düşlemek… Belki de ondandır, yanındayken yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek…
Yokluğunda hiç de adil değil… Beni yok ediyor, seni var ediyor sevdiğim… Evet, seviyorum seni varlığına rağmen! Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla yokluğunun tezadını çözemedim… Seni yaşamak istemiyorum! Öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını… Sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı… Sana düşman bir sen var içimde… Seni senle savaştırıyorum, olan bana oluyor…
Tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü “hani ruhlarımız öpüşür ya? Başkasındayken ağzımız…”şu an varlığınla yokluğunun tezadını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle savaştırırken mağlup olan yüreğime… Birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu; ruhlarımız öpüşüyor sevgilim…
Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin… Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevmezdim…”keşke sen yanımda olsaydın, keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık ”diye hayıflanıyorum artık… Her ne kadar adı konmasa da bu kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikâyede… Yazık! Son sözü zaman söyleyecek… Yazık! Bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı… Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu engelleyen senin varlığın… Ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni… İşte bu kadar güzeldir senin yokluğun… İşte bu kadar ayrılığına üzülmemi engelliyor varlığın…
VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ…
Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikâye! Sen bitmedin… Bitmeyensin… Ayrılığın adını koyamadık sevgilim. İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü… Ben yarım kalan ve adı konmayan hiçbir şeyi unutmam… Unutmamam… İçimde sızısı kalır. Ya her şey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da ayrılık söz konusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı! Biz bunu başaramadık, ayrılamadık! Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatırıma gelmezsin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır…
O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum… Anlamıştın benim soyut’a tutkun olduğumu… O yüzden gittin kim bilir… Sevilmek için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin… Haklıydın belki de… Olağan hiçbir şeyi sevemedim ben hayatım boyunca… Herkesin, her an yaşadığı hiçbir şeyi benimsemedim… Ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu yapanlar her zaman kaybeder… Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın… Eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz bunu başaramadık… Oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili… Farklı dokunuş, ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya… Ben aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevemedim… Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları, yokluğunda düşlemek… Belki de ondandır, yanındayken yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek…
Yokluğunda hiç de adil değil… Beni yok ediyor, seni var ediyor sevdiğim… Evet, seviyorum seni varlığına rağmen! Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla yokluğunun tezadını çözemedim… Seni yaşamak istemiyorum! Öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını… Sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı… Sana düşman bir sen var içimde… Seni senle savaştırıyorum, olan bana oluyor…
Tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü “hani ruhlarımız öpüşür ya? Başkasındayken ağzımız…”şu an varlığınla yokluğunun tezadını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle savaştırırken mağlup olan yüreğime… Birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu; ruhlarımız öpüşüyor sevgilim…
Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin… Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevmezdim…”keşke sen yanımda olsaydın, keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık ”diye hayıflanıyorum artık… Her ne kadar adı konmasa da bu kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikâyede… Yazık! Son sözü zaman söyleyecek… Yazık! Bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı… Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu engelleyen senin varlığın… Ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni… İşte bu kadar güzeldir senin yokluğun… İşte bu kadar ayrılığına üzülmemi engelliyor varlığın…
VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ…
0 yorum:
Yorum Gönder